Bu sayfayı daha önce ziyaret etmiş olanların bileceği gibi 2 saygıdeğer bilgisayar kitabı yazarı C# konulu kitaplarından çalıntı yaptığım savı ile beni dava ettiler. Çok sayıda suçlama maddesi olmasına rağmen “bilirkişi” 3 suçlama maddesindeki değişken adları benzerliğinden dolayı “alıntı iddiasını güçlendirmektedir” şeklinde çok güzel bir hukuksal yorum getirdi. Bu dava devam ettiği için ayrıntılara girmiyorum yorum yapmıyorum.
Yıllardır çok sayıda sitede bana küfredildiği ve hakaret edildiği için; başka bir deyişle hakaretlere alışık olduğumdan benimle ilgili olarak yazılanları takip etmiyorum. Bundan yaklaşık 2 ay önce Sefer Algan hoca bana gönderdiği mail’de yayın yolu ile hakaretten dolayı aleyhine dava açıldığını bildirmişti. Sefer hocaya hemen karşılık yazıp nerede yayın yolu ile hakaret ettiğini sordum. Sanırım mail’im Sefer beyin eline uygunsuz bir zamanda geçti ki soruma cevap verip davaya neden olan yazıdan söz etmedi.
2 gün önce bir okurum bana Sefer beyin sitesinden bir link gönderdi. Baktım Sefer bey beni dava eden saygıdeğer yazarların kitapları hakkında bir değerlendirme yazısı yazmış. Yazının içinde adıma yer verilmemiş olsa bile veya belki Sefer bey amaçlamamış olsa bile bana gönderme var. Olsun.. Bence sakıncası yok. Keşke “2000 yılı ve oncesinde bilişim uzmanlığı konusunda fabrikasyon ve kalitesiz kitaplar sayesinde bir çok gencimiz yanlış yönlendirildi ve hatalı bilgilerle donatılarak uyutuldu” cümlesini biraz açıp kimlerden söz ettiğini yazsaydı.
Sefer beyin mahkemeye verilmesine neden olduğunu sandığım yazısını buraya almıyorum. Merak edenler Sefer beyin sözünü ettiğim yazısını günlüğünden okuyabilirler. Benim asıl üzerinde durmak istediğim Sefer beyin yazısına gelen yorumlar. Çok yorum var ancak buraya benimle ilgili olanları alıp yazanlara cevap vereceğim. Hem de hakaret etmeden, kimseyi dava etmeden.
Sefer beyin günlüğüne Tuna Topaloğlu görüşlerini şu şekilde açıklamış:
“Hocam siz birde memik yanık zeydin pala ve ihsan karagülle üçlüsünü bi görseniz son zmaanlarda epey uçmuşlar yok yanı türkiyede böyle akıl almaz derecede her konuda bilgi sahibi üç önemli şahıs var ama bizim dünya çapında bir icraatımız yok dime çok yazık diye düşünüyorum bu konuyu es geçmeyelim. Yok yani c++ buılder dan tutunda fotoshop una kadar delp hisine kadar yazmadık kitap bırakmayan bu öğretim gorevlısı sahısların ailelerıne arkadaslarına okulda öğrencılerıne en onemlısı kendınelerıne hanı yemek yemek için fln pek zamanı olmaması cok uzucu yok yanı onun dısında bır ınsan küf mantarı gıbı bu kadar uretken olamaz yaa harbıden oyleysede tapıyorum daha ne dıyım saygılr...”
Sayın Tuna Topaloğlu benim uçtuğumu söylemiş. Kendisi öyle inanmış öyle görmüş, saygı duymak gerek. Keşke Tuna Topaloğlu 1994 yılında programcı olsaydı da benim Clipper 5.2 kitabımı incelemek zorunda kalsaydı, keşke Türkiye’de ilk Windows uyumlu programcılık kitabı olan FoxPro 2.6 kitabımı inceleseydi. Keşke 1994 yılında kısa sürede bilgisayarı veya DOS’u öğrenmek zorunda kalsaydı da benim “Herkes İçin Bilgisayar” kitabını okumak zorunda kalsaydı, keşke 1992-1993 yıllarında Logo, Link, Eta gibi bir yazılımcı firması olsaydı da “Memik Bey bizim programı da inceleyip görüşlerinizi PC World” dergisine yazsanız deseydi.
Tuna bey çok yazdığımı söylemiş. Aslında çok yazmadım; çünkü ilk kitabım yayınlanalı 13 yıl oldu. Tam 16 yıldır işim gücüm bilgisayar. Bu yıllar içinde hiçbir zevkimden vazgeçmedim. Eskisi kadar olmasa bile yine kitap okurum, Adana’ya gelen kaliteli filmleri mutlaka sinemada izlerim. Efes Pilsen’in Euroleague maçlarını kaçırmam, çalışırken arada bir NBA maçı izlerim, F1’e zaten aboneyim, bütün bilgisayar dergilerini alırım ve çoğu sayfalarını okurum, çok az sayfalarını okusam bile edebiyat dergilerini almaya devam ederim. Bu arada devlet memurluğumdan dolayı 8-5 mesai yaptığımı, kitapların içindekiler ve dizin tablolarını kendim hazırladığımı, çeviri yapacak kadar İngilizce bilmediğimi Tuna beyin bilgisine sunmak isterim.
* Bu makale 10 Kasım 2006 tarihinde kaleme alındı.
14 Kasım 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder