11 Kasım 2009 Çarşamba

ZTV ve Ziyahan Albeniz(*)

Tahmin edildiği üzere MSN listem oldukça kalabalık olduğu için Online olanların sayısı ortalama 150 kişi kadardır. Yani online olduğumda karşımda bana soru sorma potansiyeli oldukça yüksek ortalama 150 kişi oluyor. Bu arkadaşların hemen hepsi adresimi kişisel sitemden veya programcılıkla ilgili forumlarda bulup listelerine ekleyenlerdir. Ziyahan Albeniz’i yakın bir zamana kadar tanımazdım. Çünkü ZTV’den ve yaptığı bilişim programlarından habersizdim. Ziyahan beni MSN listesine ekleyince zaman zaman laflamaya başladık. 2 gün önce Ziyahan, “Öğrenimde Bilişim Yayınları ve Sorunları” konulu söyleşi için çağıracağı beye yönelteceği sorularla ilgili olarak hazırladığı notları değerlendirmem için bana gönderdi. Hemen sorulara bakıp kendimce birkaç öneride bulundum.

Ziyahan’nın konuğuna sormayı düşündüğü soruları tam unutmuşken bir de baktım ki posta kutumda Hakkı Öcal hocamdan gelen bir mail var. Meğer Ziyahan yapacağı söyleşide konuğuna yöneltmek üzere hazırladığı soruları aynı zamanda Hakkı hocaya göndermiş. Yani Hakkı hocadan da fikir talebinde bulunmuş. Hakkı hoca ise 2 gün önce Ziyahan’la konuştuklarımızdan habersiz Ziyahan’ın kendisine göndermiş olduğu soruları bana göndermiş. Bunun üzerine Ziyahan’ın konuğuna sormak istediği sorulardan yola çıkarak birkaç cümle yazmak istiyorum.

“Ünlü Türk düşünürü Cemil Meriç, Edebiyatımızda revaçta olan üç akım olduğunu belirterek, bu akımların İntihal, İktibas ve Tercüme olduğunu söylüyor. Sizce Bilişim Yayıncılığı da aynı dertten muzdarip mi? “

Ziyahan’ın konuğuna sormayı düşündüğü sorulardan birisi bu. Bu soru bana sorulmuş olsaydı sanırım uzun süre konuşurdum. Baştan alalım: Yani kişisel bilgisayarların yeni yeni kullanılmaya başlandığı 1980’li yılların sonuna gidelim. O günlerde Türkiye’de bir tek Bilgisayar Dergisi yayınlanıyordu ki bu derginin son kullanıcılar yerine kurumlara yönelik bir yayın politikası vardı. Zaten o günlerde evlerde bilgisayar kullanımı oldukça sınırlıydı. Bu nedenledir ki Bilgisayar Dergisi gazete bayilerinde satılmazdı ve abone ücreti oldukça yüksekti. Bana göre Bilgisayar Dergisi o yıllarda işlevini yerine getirdi. Zamanla bilgisayarların kişisel kullanımı yaygınlaşıp bilgisayarlar evlere girip bilişim yayıncılığı gelişmeye başlayınca Bilgisayar Dergisi yayınına son verdi. Bu arada Teleteknik tarafından yayınlanıp çok satan Commodore dergisini unutmamak gerek.

Tam bu günlerde yani 1989 yılında Ankara merkezli Ekonomist firması Bilgisayar Pazarı adında aylık bir dergi çıkarmaya başladı. Ekonomist firması bence öncü bir firmaydı. Çünkü dergi çıkarmadan önce Türkiye’de bir ilke imza atıp bilişim alanında çok sayıda kitap yayınlamıştı. Örneğin ilk DOS kitabını Türkiye’de Ekonomist Yayınevi yayınlamıştı ki bu kitapta DOS’un 3.0 sürümü anlatılıyordu.

Gerçekte bu kitaplar telif kitaplar değildi. Zaten o günlerde Türkiye’de bu kitapları yazacak pek kimse de yoktu. Bu nedenle Ekonomist yayınevi istediği kitabı çevirtip yayınlıyordu. Tabii o günlerde yani 1990 yılından itibaren yavaş yavaş telif programcılık ve işletim sistemi kitapları yayınlanmaya başlandı. İlk aklıma gelen yazar Galip Özel’dir. Galip beyin o yıllarda yazdığı programcılık kitapları çok sayıda kişiye rehber oldu.

1991 yılı başında(sanırım) Mustafa Arslantunalı’nın yönetiminde PCWorld Dergisi Türkiye’de Türkçe olarak yayınlanmaya başlandı. Bana sorarsanız Türkiye’de bilişim yayıncılığı asıl PC World’le başladı. PC World’ün ilk sayılarında çeviri yazılar ağırlıkta olsa bile zamanla telif yazılar çoğalmaya başladı. PC World dergisi bir süre sonra dergi ile birlikte zaman zaman 1.44 Mb’lık disket vermeye başladı. Disket verilen aylarda dergi yok satıyordu. Bir süre sonra Ziya Bahtiyar bey PC World’den bağımsız ayrı bir Disket Dergi yayınlamaya başladı. Abone olanlara her ay 1.44 Mb’lık disket gönderiliyordu. Ziya Bahtiyar’ın yönetiminde çıkan bu disket dergide Clipper üzerinde yazdığım birkaç yazı yayınlanmıştı. Özellikle 1992 yılında PC World’ çok sayıda yazı kaleme aldım.

Tabi PCWorld’ü çıkaran Ankara merkezli firmanın(şimdi o firma artık yok) sonradan adı ComputerWorld olarak değiştirilen haftalık bilişim gazetesini(adı aklıma gelmedi) unutmamak gerekir. PC World’ün Türkçe yayınlanmasından kısa bir süre sonra çok sayıda bilişim firması bir araya gelip Interpro adında bir yayıncılık firması kurdular. Bu firma aynı zamanda her yıl Eylül ayında yapılan Bilişim Fuarını organize ediyor. 1992 yılı başından itibaren InterPro tarafından çıkarılmaya başlanılan Yazılım&Donanım dergisi ağırlıklı olarak firma haberlerine yer verse bile son kullanıcıya yönelik yazılar ve donanım testleri yok değildi. Aynı firmanın yani InterPro’nun yıllardır yayınlanan BT Haber adında haftalık bir dergisi bulunmaktadır.

Bir süre sonra PC Magazine dergisi Türkiye’de yayınlanmaya başladı. Büyük iddialarla yayınına başlayan dergi başlangıçta okurlardan ilgi gördü. Bu ilginin bir nedeni dergi ile birlikte disket vermesiydi. Hata PC Magazine ile birlikte verilen diskette virüse rastlanmıştı. Zaten o günlerde virüsler ancak disket vasıtasıyla yayılabiliyordu. Bilişim yayıncılığında PC Magazine rüzgarının estiği günlerde Ankara merkezli Bilgisayar Pazarı dergisinden bir grup ayrılıp PC Günlüğü adında bir dergi çıkarmaya başladılar. Bilgisayar Pazarı dergisinin aksine telif yazılar ağırlıktaydı. Yanlış hatırlamıyorsam PC Günlüğü dergisi 1994 ekonomik krizine dayanamayıp yayına son verdi.

Bir süre sonra İhlas firması İhlas Bilgi İşlem adında bir dergi çıkarmaya başladı. Bu dergi 5-6 sayı çıktıktan sonra İhlas firması Byte dergisinin Türkiye yayın haklarını satın alıp yoluna Byte olarak devam etti. ABD’de yayınlana Byte dergisinde çıkan dergiden alınıp çevrilen yazıların yanında telif yazılara da yer veriliyordu. Bir süre sonra İhlas firması mali sıkıntıya girince Byte dergisinin lisans hakları başka kişilere geçti. Şu aralar Byte dergisini Dünya grubu yayınlıyor. PC World ve PC Magazine dergilerine nazaran Byte’ın konunun uzmanlarına hitap eden bir havası vardı. Bu nedenledir ki Byte’ın satışı hep PC Magazine ve PC World’e nazaran düşük kaldı. Tabii konu Byte dergisi olunca Hakkı Öcal hocamızı unutmamak gerek. Hakkı hoca dergide edebiyat tadı olan yazılarının yanında çok sayıda kitap hazırlayıp bu kitapların Byte dergisi ile birlikte ücretsiz olarak okurlara ulaşmasına ön ayak oldu.

Yukarıda bilişim yayıncılığının tarihini özetlemeye çalıştım. Türkçe yayınlanan dergilerin çoğunluğu ABD’de de yayınlanan dergi. İçeriklerinin çoğunluğu çeviriydi. Aslında bu normal bir sonuçtu. Çünkü gerek işletim sistemleri, gerek programlama dilleri ve gerekse de donanım ürünleri yurt dışında üretilip Türkiye’ye belli bir gecikmeyle geliyorlar. Son 2-3 yıldır internet’in ve internet yayıncılığının gelişmesiyle birlikte bilişim alanındaki gelişmeler anında Türkçe olarak ifade edilmeye başlandı. Örneğin yakın bir zamanda Windows 7’nin Beta’ları dağıtıldı. Kısa bir süre sonra dergilerde ve sitelerde Windows 7 ile ilgili çok sayıda Türkçe telif yazı çıktı. Tabii ki zaman zaman yabancı sitelerden ve dergilerden yararlanılarak yazılar kaleme alınmıyor değil. Ne ki konu bilişim yayıncılığı olduğunda yeni bir şey söylemenin şartları kısıtlı olduğu için üzerinde fazla durmak gerekmiyor. Örneğin konu Windows 7 olsun. Windows 7 tabiatıyla Vista’dan yola çıkılarak geliştirilen bir işletim sistemidir. Dolaysıyla Vista hakkında az çok bilgisi olan birisi Windows 7 hakkında rahatlıkla konuşabilir. Bu nedenle Türkiye’de Türkçe olarak bilişimcilerin gerek duyacağı bilişim yayınları rahatlıkla yapılabilir.

Bu nedenle Türkçe bilişim yayıncılığı 10 öncesi kadar çeviri ve İntihal ağırlıklı değildir. Tabii Ziyahan’ın işaret ettiği üzere bilişim yayınlarında özensiz dil kullanımı önemsiz bir eksiklik değildir. Yani Ziyahan’ın konuğuna yöneltmek istediği soruya cevabım sanıldığı gibi olmayıp İktibas ve İntihal’lerin fazla olduğunu düşünmüyorum. Tabii bu düşünce o kadar yaygındır ki çeviri yapacak kadar İngilizce bilmeyen Memik Yanık’ın çeviri yaptığını düşünenler az değildir. Hal bu ki Memik yanık bugüne kadar yazdığı bütün kitaplarda başka kaynaklardan alınma tek bir cümle yoktur.

* Bu metni 2009 Yılı Ocak ayında kaleme alıp memikyanik.com'da yayınlamıştım.
.

0 yorum: